FANDOM


Necromancer by shaman 2000-d5t4gnj
Veros, solgun yüzlü bir büyücü. İlgilendiği büyü dalı hakkında soru sorulmasını sevmiyor ancak gizlemek gibi bir amacı yok. Pride'da ölülerden sorumlu, onların bakımı ve defni ile ilgilenmekte.

Kırmızı işlemeli siyah renkte bir cübbeyi giyiyor ve kapşonu genelde takılı. Omuzlarının üzerinde saçlarının arasına girip çıkarak gezinen bir akrebi var. Akrebi hakkındaki soruları sadece gülümseyerek cevaplıyor. Sağ elinde bir quarterstaff ile dolaşıyor ve kemerine asılı bir büyü kitabı var. Ketum duruşlu birisi ancak insanlarla iletişim kurmamak gibi bir sıkıntısı yok. 

Pride adına çıktığı bir görevde, uykusunda arkasından saldıran bir weretiger tarafından öldürüldü.

Background

Veros, Bo'leos tarikatı ile 16 yaşında tanıştığında kimsesi olmayan ancak bazen hırsızlık, nadirende kimsenin önemsemeyeceği cinayetleri işleyerek hayatta kalabilmiş bir sokak çocuğundan başka bir şey değildi. Ozalar' da yapmış olduğu bir hırsızlık sırasında yakalanmış, ancak şehir muhafızlarının elinden bir şekilde kaçmayı başarmıştı. Bu esnada kendisini kurtarabilmek için var gücüyle ara sokaklardan birinde kaçarken ansızın kenara bir el tarafından çekilmiş ve kafasına geçirilen bir çuval ile bayıltıldıktan sonra gözlerini bir sorgu sandalyesine bağlanmış, tek bir mumun aydınlattığı zindana benzer bir odada bulmuştu. 

Muhafızlar tarafından hırsızlıktan daha önce de defalarca yakalanan ve iyi bir dayaktan sonra serbest bırakılan Veros, böyle bir şeyle ilk kez karşılaşıyordu. Korumaların bu defa oldukça eğlenmek niyetleri olduğunu sanmasına karşın, odanın açılan kapısından içeri kara cüppeli bir adam girdiğinde ilk defa gerçekten korkmuştu. İçeriye giren rahip hiç bir şey söylemeksizin Veros'a doğru bir kurukafa fırlatmış, ancak kurukafa Veros'a çarpmak yerinde havada durmuş ve gerisin geri rahibe doğru fırlamıştı. Çok uzun zaman önce olan bu olay ile ilgili tek hatırladığı cümle ise rahibin, belliki odanın hemen dışında duran bir başkasına, "Bu o!" demiş olmasıydı. Ardından tekrar bayılmış ve kimbilir kaç saat sonra bir yatakta, üzerinde aynı rahibin üzerindeki gibi, sadece işlemesiz haliyle bir cüppe ile uyanmıştı. Bir kaç dakika boyunca neler olduğunu anlayamayan Veros, ileride akıl hocası olacak olan ve hiç bir zaman adını öğrenemediği "üstad" tarafından ismiyle seslenildiğinde başının ya çok büyük belada olduğunu, ya da gerçekten neler olup bittiğine dair hiç bir şey bilmediğini düşünmüştü.

"Gel buraya evlat, yeni bir hayat seni bekliyor." demişti ileride üstad diye sesleneceği rahip. Veros, rahibi kaç saat dinlediğini bilmiyordu ancak bir şekilde her söylediği şey ona mantıklı, her anlattığı doğruydu. Konuşmasını ise "En iyi insan ölü olan insandır Veros, özellikle senin için. Bunu unutma!" diyerek bitirmişti. 

Yaklaşık yarım sene boyunca her gün, ya da akşam, zira Veros'un odasından çıkmasına izin verilmiyordu ve anladığı kadarıyla bulundukları yer yerin epey altındaydı, Veros rahip ile bir sonraki görüşmesine katılıyor, onu dinliyor ve dinledikçe kendini onun öğretilerine daha da kaptırıyordu. Altı ay sonraki konuşmalarının bir tanesinde rahip Veros'a "Artık eğitimine gerçekten başlayabiliriz. Hazır mısın?" diye sormuş, Veros' da hiç tereddütsüz kabul etmişti. Rahibin bahsettiği eğitim her neydiyse Veros daha ilerisine gitmek için can atıyordu.

Sonraki yıllarda Veros, kendisini alıkoyan Bo'leos tarikatının bir rahibi olmak üzere eğitimine devam etti. Daha önceden adını dahi hiç duymadığı ancak sonunda bir şekilde içinde kendisinden bir parça da bulduğu bir tanrının öğretilerine göre kendini yetiştirmeye devam etti. Haklarında hiç bir şey bilmediği ailesinin de bir zamanlar tarikata dahil olduğu ancak Veros daha bebekken hayatlarını kaybettiklerini öğrenmişti. Diğer öğrendiği ise, kendisinin ölüm büyüsü sanatında oldukça yetenekli olduğuydu.

10 senenin sonunda eğitimini tamamladığında bu sanatta iyice ilerlemiş olsa da mükemmellikten oldukça uzak olduğunu bilen Veros tarikatta kalmaya ve sanatını ilerletmeye devam etmeye karar vermişti. Tarikat içerisinde geçen yıllar boyunca, üstadıyla birlikte güçlerini ilerletmeye ve tarikatta daha üst seviyelere çıkmaya devam etti. Veros artık 40 yaşını geçmiş, tarikat içerisindeki kadından oğlan sahibi olmuş ve sanatında isminden saygıla bahsedilen birisiydi. Tarikatın gizlilik içerisinde yaptığı hemen tüm eylemlere liderlik eden Veros, kendisini bir zamanlar olduğu küçük hırsızdan bugünkü konuma yükselttiği için tanrısına şükrediyordu. 

Ancak 55 yaşına geldiğinde kibirine yenik düşmeye başlamıştı. Tarikatın en üst düzey rahiplerinden birisi olan Veros, muhteşem güçleri ve tarikattaki konumu nedeniyle kendinin üstü olan rahipleri bile küçük görmeye başlamıştı. Karısının uyarılarına kulak asmayan Veros, kesinlikle yasaklanmış olan bir ritüeli deneme hazırlıklarına başlamıştı. Kimsenin haberi olmadan bu yasak ritüeli kendisine sonsuz yaşam bahşetmesi için gerçekleştirmeye kararlıydı. Artık öğrenmesi gereken şeylerin tümünü bildiğini düşünen Veros bu ritüeli yaparak tarikat içerisinde, zorlama ile de olsa, kendisini lider konuma koyabilecek güce ulaşabileceğini biliyordu. Zaten güçlü bir büyücü olan Veros, kendisini bir liçe dönüştürerek sahip olacağı güçlerin saplantısıyla hareket etmeye başlamıştı. 

Büyük bir gizlilik ile kendi odasına kapanan Veros, ritüeli gerçekleştirmek için hazır olduğunu biliyordu. Bilmediği şey ise, sonuna kadar güvendiği karısının kendi yapacağı ritüeli tarikat liderine anlatmış olduğuydu. Veros, daha ritüele başlayamadan bizzat tarikatın lideri tarafından odasına zorla girilmiş ve büyü yoluyla hapsedilmişti. Bir çok kişi Veros'un cezasının ölüm olduğunu düşünsede tarikat lideri daha acımasızca olan bir ceza vermeyi kararlaştırmıştı. Bu ceza, belkide tarikat içerisindeki çoğu kişinin ölümü yeğleyeceği bir ceza idi. 

57 yaşında, son derece güçlü bir büyücü olan Veros, tarikat liderinin yönettiği ve bir çok rahibin de eşlik ettiği bir büyünün ardından sanatı ile ilk kez tanıştığı yaşa geri döndürülmüş, bütün bilgisi hafızasından, bütün yetenekleri elinden alınmıştı. Ziyneti kendisinden geri alınmış ve büyü yoluyla yaşadıkları gezegen üzerinde bir yere saklanmıştı. Bu lanetin belki de en büyük ve en korkutucu etkisi ise, ölümü tadana kadar ziynetini bulamadığı taktirde, ruhunun Bo'leos tarafından sonsuza kadar işkenceye uğrayamasıydı.

Artık 20'li yaşlarına geri dönmüş, bütün bilgisi ve kudretinden mahrum bırakılmış, ziyneti kendisi onu bulması için bir yere saklanmış Veros bu ritüelin ardından yetmezmiş gibi tapınaktan sürgün edilmişti. Kocasına ihanet ettiği için Veros'un karısı katledilmiş, oğlu ise babasının büyüsüyle yasakları çiğnemiş olması nedeniyle büyü kullanmaktan men edilmiş, tapınağın güvenliğinden sorumlu bir keşiş yapılmak üzere eğitime alınmıştı.

Bir kaç sene boyunca ziynetinin izini süren, bir yandan da kaybettiği yeteneklerini tekrar öğrenmeye çalışan Veros, hem biraz para biriktirmek hem de bu esnada bir çok yer görebileceğini, bu sayede bir yandan da ziynetini arayabileceğini düşündüğü için Pride'a gelmiş ve paralı asker olarak Leydi Leyara'nın hizmetine girmiştir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.