FANDOM


Initiate
Sirius Omega bir kış gecesi imparatorluktaki fakir köylerin birinde doğdu. Doğarken annesinin Siriusun ilk ağlayışını duyup duymadığını kimse bilmiyor. Üvey annesinin zalimlikleri ile büyüyen Sirius, 10. yaşını görmeden köyünden kaçtı.

15 yaşında askere girdi, ileri arazi nöbetlerinden birinde tanıştığı soylu bir kızla tutkulu aşklarından ikiz çocukları oldu. Soylu ailenin kızı ile ilişkisinden kimsenin haberi yoktu doğal olarak. Kızın hamileliği belli olmadan kız evden kaçmıştı. Çileli geçen ömrünün en mutlu zamanlara doğru kıvrılması ona masal gibi geliyor, bunun için tanrısına şükrediyordu.

Soylu kayınpederinin; ikiz çocuklarının ve tutkuyla sevdiği kızın yüzünün akarsudaki gölge gibi belirsiz olmasının sebebi olan baskının üzerinden 20 uzun yıl geçmişken, baskın gününden net olan tek hatırası kendi kanında boğulduğunu hatırlaması idi. Kendisini ve 2 çocuğunu öldürüp sevgilisini ondan alan kayın pederini ve kendine geldiği günden öncesini hiç denecek kadar az hatırlıyordu. Onu orada 2 çocuğunun yanında öldü diye bırakıp gitmişler o da tam nasıl olduğunu hatırlamadığı bir şekilde bir köylüden yardım istemiş hayata yeniden gözlerini açması (tabi köylünün tabiri ile) 2 aydan fazla bir zaman almıştı.

Köylünün anlattıklarından yola çıkarak kendine geldikten sonra 5 gün süren arayışları sonuç vermiş evini bulmuş, Çocuklarının çürümüş, yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanmış cesetleri yıkılmış viran olmuş evini gördüğünde kendi kanında boğulduğu hissini tekrar tekrar yaşamıştı.

O gün karar vermişti intikam almaya. Her ne kadar kimden intikam alacağını tam bilmese de onları muhakkak bulacağını, çocuklarını ve sevgilisini elinden alanlara bunu misli ile ödeteceğine yeminler etti. Çocuklarının parçalanmış cesetlerini bir araya getirip onları gömmüş, kafa taslarını bu günü ve intikamını unutturmaması için yanına almıştı.

O lanetli zamanlardan bir süre sonra harados rahipleri ile yolu kesişmiş, Siwion ile yollarını ayırması yaşadıklarının etkisi ile gayet kolay olmuştu.

20 yıl sonra bu gün hala yemin ettiği ruh halini korumayı başarmıştı. İntikam istediği hissettiği arzuladığı tek şey geri kalanlarda bu yolda engel yada araçlardan başka şeyler değildi. Uzun sayılabilecek boyu ve artık olmayan saçları ile griye çalan gözleri hep aynı nefretle dünya üzerinde gezmeye devam ediyor.

Onu Aldelene getiren şey işte bu intikamı idi. Yeni bir savaştan çıkmış bir krallığın yıkıntılarından faydalanmak üzere bölgeye gelmiş soylu ailenin intikamını alacağı aile olabileceğine dair duyumlar alması bölgeye gidecek rahiplere gönüllü olarak katılmasına sebep olmuştu.  

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.