FANDOM


Görevi veren Kişi: Subay Angelo Solidare

Görev: Lindar ve batısını mesken tuttuğu düşünülen Kalkan Tarikatı hakkında bilgi edinmek ve eğer sayıları onları alt edebileceğimiz kadar ise işlerini bitirmek

Görevi Gerçekleştirenler: Bendeniz Thorin, Turko, Ella, Qhul Thiqin ve Adin

Lider: Görev süresince bu sorumluluk, ne yazık ki, bana atanmıştı.

Rapor

Görevimizi sabahın köründe bizi köleler vasıtasıyla uyandırmak suretiyle toplantı odasına çağıran Angelo iletti. Bir kaç eski kafalı tarikat mensubunun Lindar çevresinde görüldüğünü, onlar hakkında bilgi toplamamız gerektiğini ve eğer yapabiliyorsak onları öldürmemizi söyledi. 

"Tamam," diye düşündüm kendi içimden. "Ne kadar zor olabilir ki?"

Topluca, Lindar'ın at ile seyahat için fazla yakın olduğuna karar verdik ve yolculuğumuza yayan başladık. Ana ticaret yoluna çıktık ve yürümeye devam ettik. Ella yolda sürekli kapüşonu başında ilerlese bile, sivri kulakları dikkatimizden kaçmamıştı. Hatunun elf olması bir kaçımızı şaşırtsa da görevimize odaklanmamız gerektiğinden bunun dikkatimizi dağıtmasına izin veremezdik.

Ancak yolda gördüğümüz 2 tane çadır Qhul'un dikkatini fazlasıyla dağıttığından olacak ki, illa ki onları incelemek istediğini belirtti. Onu bir kaç defa uyarmama rağmen gitmek istedi, bir kaç görev önceki çadır maceramızı anlatmama rağmen lafımı dinlemedi. Biz Ella ile arkada kaldık, bir mesuliyet kabul etmediğimizi söyledik ve Adin, Turko ve Qhul'un çadırları inceleyip dönmesini beklemeye başladık.

İşler beklenildiği gibi gitmedi tabii ki. Bir büyücünün kampın ortasında aniden belirmesi ve bir işaret büyüsü -sanırım işaret büyüsüydü, lanet olsun ki bütün büyüler birbirine benziyor- yapmasıyla etrafları 5 kişi tarafından çevrildi. Onları yanlız kaderlerine terk etmeyi tüm benliğimle istesem de bunu yapmamın bir lider olarak uygun olmayacağına karar verdim. Ella ile beraber yanlarına doğru koşturup arbedeye katıldık.

Sürpriz bir şekilde tuzağa düştüğümüz için, çok uzun sürmedi yakalanmamız. Hepimizi bağladılar ve kampın orta yerine oturttular. Liderleri olduğunu tahmin ettiğim büyücü konuşmaya başladı ardından. Buraların onların "ufak krallıkları" olduğunu ve geçenlerden de "vergi" almaları gerektiğinden falan bahsetti. Canlarımızı kaybetmek istemediğimizden olsa gerek, sesimizi çıkartmadık. Üzerimizdeki değerli eşyaları -gümüş silahlar, paralar ve kaliteli malzemeler- aldılar. Angelo'nun benim sorumluluğuma devrettiği hançeri de ne yazık ki burada onlara kaptırdım.

Ardından bizi serbest bıraktılar ve yolumuza gitmemize izin verdiler. Biz uzaklaşırken Qhul tekrar onların yanına döndü ve bir şeyler konuştu, uzakta olduğu için ne söylediğini duyamadım. Ancak söylediği şeyler onları kızdırmış olacaktı ki adamı oracıkta idam ettiler. Biz de sonumuzun benzer olmaması için oradan hemen ayrıldık ve Sessiz Orman Yolu'na döndük.

Bir kervana katılıp Lindar'a kadar onlara eşlik ettik. Lindar beklediğim gibi bir yer değildi. Sakin ve huzurlu bir kasaba hayal etmişken kan vebasından kırılan bir halk ile karşılaştık. Halkı tedavi etmeye çalışan biri gözüme takıldı kalabalığın arasında. Ufak kasabanın diğer ucunda, tek oda bir kulubede insanları kabul ediyor ve bir tohum ile onları tedavi etmeye çalışıyordu. Dışarıdan ilk bakıldığında elemanın manyak bir doktor bozması olduğunu sanmıştım. Ancak durum bundan tamamen farklıydı.

Kasabadaki durumu daha detaylı kavrayabilmek için adam ile biraz sohbet ettik. Manik bir tipe benziyordu, sürekli hareket halinde, bir eli bir kolu oynuyordu. Elemanla konuşmam sonucunda öğrendiklerimi aşağıda listelersem sanırım daha anlaşılır olacak.

-Kendisi bir Siwion Paladin'i. Batıdaki çok köklü ve mülklü bir aileden geliyor. Yanlış hatırlamıyorsam bu aile jenerasyonlar boyunca başarılı paladinler yetiştirmiş bir aile.

-Halk Leydi'nin burada yaptıklarına minnettar olsa da etrafta dolaşan dedikodular O'na olan inançlarını sarsmış durumda. Bir kesim bu vebanın Leydi tarafından kasti bir biçimde ortaya çıkarıldığını söylüyor, diğer bir kesim ise şu Kalkan Tarikatı'nın bu vebayı önce ortaya atıp, sonradan bedava şifa bitkileri ile halkın kanına girip, ardından maddi yönde sömürdüklerini söylüyor. (Not: Tabii ki Leydi'nin böyle bir şey yapması düşünülemez. Eğer yapmışsa da bir bildiği vardır.)

-Adamın söylediğine göre Ozalar topraklarındaki bir şifacı buraya ücretsiz şifa tohumu yolluyormuş, ancak elemandan 4 aydır haber alamıyorlarmış. Kimileri Leydi'nin onu öldürdüğünü söylüyor -yalan!- kimileri de Kalkan Tarikatı'nın onun evini yaktıklarını iddaa ediyor.

-Kalkan Tarikatı, tahmin edildiği gibi, şehrin batısında bir yerleşke kurmuş.

Elemanla konuşmam bitince, 2 tane veledin bizi izlediğini farkettim. Onları gördüğümüzü anlayınca, içlerinden bir tanesi koşarak kaçmaya başladı. Ardından koşturup onu yakaladığımda ise bağırarak birilerine haber vermeyi deneyince de başımızın dertte olduğunu anladım ve izimi kalabalıkta kaybettirerek diğerlerine döndüm. Turko bize kasabanın dışında iki kaya arasında rahatça gizlenip kamp yapabileceğimiz bir yer buldu ve günü orada geçirdik. Gece 5-6 kişilik bir grup kampın civarlarını aradı, ancak bizleri bulamayınca geri döndüler. Aralarında anlayamadığım ilginç bir dilde konuşuyorlardı. Muhtemelen bunlar Kalkan Tarikatı'na mensup olduğunu sanıyorum.

Yarın hep beraber, kasabanın batısına doğru yöneldik. Turko iz sürme yetenekleriyle kampın yönünü tayin etti ve ilerlemeye başladık. Yolumuz ormana doğru girmeye başlayınca ise bir tedirginlik üzerimize çöktü. İzleri bir süre daha takip ettik, ancak ağaçların arasından bir yayın gerilme sesini duyduğunu söyledi Turko. Bizi bekledikleri aşikârdı. Kendimizi tehlikeye atmamak için ormanı terkettik ve bulduğumuz bir karavan ile yerleşkemize geri döndük.

Buradan tarikatın Lindar ve çevresine iyice yerleştiklerini söyleyebilirim. Halktan bağlantıları var ormanın batı kısmını iyi biliyorlar. Yerleşkelerinden en az 5-6 kişinin orayı gece karanlığında terketmesini göze alabiliyorlar. Bu durumda sayı ve ekipman eksiğimiz yüzünden kendimizi tehlikeye atmak istemedik ve geri döndük. Zaten başımızda daha büyük bir dert vardı; hançeri kaybetmiştik.

- Thorin Arroway

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.