FANDOM


Kuzgun Düzlükleri yaklaşık yüz yıldır Eresis Krallığı'na bağlı olan ancak geçmişi yüzlerce yıl eskiye dayanan bir yerleşim bölgesidir.

Burada yaşan halk kendisini isimlendiriken Eresis'li olarak nitelendirse de, geçmişten kalan ve devam eden göçebe bir kültür, her dengeyi değiştiren Son Güneş Savaşı'ndan önce hala varlığını sürdürmekteydi.

TarihEdit

Kuzgun Düzlükleri'ndeki ilk yerleşkenin zamanını bulmak oldukça zordur. Ancak Kayıptarla'nın güneyinde bulunan Büyük Bataklık'ta çok eski binalar bulunmaktadır. Ayrıca Balkaya'nın kuzeyindeki madenlerin de gene oldukça eski olduğu bilinmektedir.

Eresis Krallığı bölgeyi yaklaşık 100 yıl kadar önce kontrol altına almıştır. Ancak bu zamandan önce burada yerleşkeler olsa da nüfusun çoğunun göçebe olarak yaşadığı bilinmektedir. Küçük göçebe klanların bir av alanından diğerine sürekli yolculuk ettiği, ancak bazı noktalarda toplandığı ve ticaret ettiği tahmin edilmektedir.

Aldelen 'in göçebe zamanlarda bile bir yerleşim yeri olduğu tahmin edilebilir. Alton Geçidi ve ticaret yolunun önemi tam bilinmese de, yerel halkın buradan geçen tüccarlarla ticaret ettiği ve bir miktar İmparatorluk dilini öğrendiği tahmin edilmektedir.

Eresis Krallığı bölgeyi kansız bir şekilde kontrol altına almıştır. Göçebe yaşayanlara dokunmamış, ancak şehirler ve köyler kurulurken buralara kendi memurlarını ve tüccarlarını göndermiştir. Göçebe yaşayan bazı klanlar bu dönemde köylere yerleşmeye başladığı bilinmektedir.

Göçebe gelenek küçülse de hep devam etmiştir ve hala, savaş sonrası devam etmektedir. Ancak bu göçebe yaşayanların kendilerini Eresis Krallık tebası olarak değilde bir nevi kraliyet sülasiyle ortak gibi gördüğü söylenebilir.

DilEdit

Mestar ismi verilen dil bölgedeki birçok yer gibi Kuzgun Düzlükleri'nde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Imperial isimli İmparatorluk'ta kullanılan ve tüm Mineria'da genel olarak konuşulan ve ticaret için bilinen dil konusunda da yerel halkın az da olsa bir fikri vardır.

Mestar'ın kendine özgü yazılı şekli yoktur ve Imperial alfabesi kullanılmaktadır. Eresis Krallığı'nda resmi yazışmaların hemen hepsi Mestar yapıldığından okuma yazma bilen Kuzgun Düzlükleri sakinleri de alfabeye aşinadır. Mestar'ın parçası olarak eski Kuzgun Düzlükleri göçebelerinden kalan kelimeler de bulunmaktadır. 

Fiziksel GörüntüEdit

Kuzgun Düzlükleri genel olarak ticaret yolu üzerinde olmasına rağmen fiziksel olarak çok sayıda ortak özellik göstermektedir. Boyları ortalama 1.65- 1.70 arası değişen halk, ortalama olarak kızıl veya kızıla yakın saçlara sahiptir. Bunun dışında ten renkleri buğday tenli denebilecek şekildedir. Göçebe halkta ise bu özellikler daha belirgindir. Saçların uzatılması geleneksel olarak hem kadınlarda hem de erkeklerde popülerdir. Ayrıca belli başlı dövmeleri görmek oldukça yaygındır. 

Aile & ToplumEdit

Göçebe topluluklar 15-20 kişiyi geçmemektedirler. Sadece kış aylarındaki kamp alanlarında aynı soyun birkaç grubu toplanıp yaşayabilirler. Bunlarda da tüm sülale 50'yi çok nadir geçer. Yaşlılar ve çocuklar topluluğun geri kalanının aksine daha az göç etmekte, genellikle dönemsel olarak seçilmiş yerleşim yerinde kalmaktadır. Bu 15-20 kişilik gruplara aile ismi verilir. Hali hazırda çok sayıda avcı ailesi Kuzgun Düzlükleri'nde bulunmaktadır.

Bu ailelerin kendi aralarında evlenmeleri, rekabetleri, av alanlarını bölüşmeleri geleneksel bazı kurallar ile düzenlenmektedir.

Yazılı & Sözlü EdebiyatEdit

Kuzgun Düzlükleri kendine özgü yazılı bir edebiyat geliştirmemiştir. Eresis Krallığı kendi başkenti olan Grenir dışında pek ozan ve yazar bulundurmadığından bölgede ciddi kalıcı eserlere ulaşmak çok zordur.

Sözlü edebiyat ise genellikle avcı hikayelerin oluşmaktadır. Avcı ailelerin kendi soylarını övmek için şiir ve hikaye yazması gayet popülerdir.

Çok sayıda efsanevi düşmana karşı savaşı anlatan hikayeler mevcuttur. Yaratıkları anlatandan anlatana yapı değiştirmektedir. Eresis Krallığı bölgeyi kontrol etmeye başladığı 100 yıl kadar önceden başlayarak yerleşik hayat daha popüler halirken hikayeler çeşitlenmiş ancak kalıcı hale gelememiştir.

İnançEdit

Eresis Krallığı'nın popüler inancı Renvil üzerine kurulmuştur. Kuzgun Düzlükleri'nde de bu aynıdır. Göçebe halkın dini yaklaşımı genellikle kendi soylarıyla ilgili olsa da asla organize hale gelmemiştir. Totemik ve atalar üstüne bağlı inanç geçtiğimiz yüzyıl içerisinde süratle değişmiştir. Renvil için yapılan ayinler sıradan hale gelmiş durumdadır.

Yönetim GelenekleriEdit

Eresis Krallığı yerleşim yerlerini oldukça sıkı bir şekilde atanan yöneticiler ile yönetmeyi tercih etmiştir. Ancak av alanlarını özellikle boş bırakmış ve yerel göçebe halkın yaşamlarına bulaşmamaya çalışmıştır. Bu göçebe grupların kendi aralarındaki sürtüşmelerde taraf olmama çalışsa da, kasabaların yakınlarında yaşanan olaylarda kendi adaletini uygulamaya özen göstermiştir. Bu durum zaman zaman yerleşik yaşayanlar ile göçebe halk arasında şiddete varan tartışmalara sebep olmuştur.

Bu sebeple Kuzgun Düzlükleri'nde yaşayan tüm yerli halkın Son Güneş Savaşı öncesi stabil ve barış içerisinde yaşadığını düşünmemek gerekir.

Geleneksel Kutlamalar ve BayramlarEdit

Göçebe halk kendi arasında özellikle yaz ortası bayramı çok önemlidir. Kan dökülmesinin yasak olduğu bu bayram zamanı, üç gün boyunca tüm göçebe aileler toplanıp kutlama yaparlar. Evliliklerin çoğu bu üç gün içerisinde gerçekleştirilir.

Bunun dışında ortadaki kutlamaların çoğu Renvil inanç gelenekleri üzerine hale gelmiştir.

Savaş Sonrası DurumEdit

Son Güneş Savaşı ve bölgede yaşanan çok sayıda ölüm, zorunlu göç ve İmparatorluk'tan gelen göç tüm kültürü süratle değiştirmiştir. Orduya asker vermeyen avcı aileler, savaş sonrası ironik bir şekilde yerel yaşama geçmiş yıllar içerisinde güçlenmiş diğer yerellere göre kaostan daha iyi çıkmıştır. 

Gelenekler, kanunlar ve özellikle Renvil'e inanç savaşta yaşanan büyük kayıp nedeniyle sorgulanmıştır. Özellikle yerel yaşamın halkı yumuşattığı ve güçlü durmak için tekrar doğada eski adetlerin devam ettirmek gerektiğine dair bir yaklaşım güçlenmiştir.

İmparatorluk zenginliği dışında, askeri olarak büyük gücüyle bölgeye gelmiş ve inanç olarak da Harados tapınağını getirmiştir. Eski yöntemlerin yanlış olduğunu düşünenlerden bazıları büyük bir hızla İmparatorluk kültürünü, yani mücadeleci ve pragmatik yaklaşımı benimsemiştir.

Değişim tüm süratiyle devam etmektedir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.