FANDOM


Az sayıda kişilerin anlattığı bazı efsaneler dışında hiç bir yerde bulunmayan hatta ismi kaybolmuş bir dinin Tanrısıdır Bo'leos. Kaosu simgeler ve düzenin tam karşıtıdır. İnananları hakkındaki bilgi de oldukça kısıtlıdır. Gerçek denilebilecek tek kayıtlar, alim ve bilgelerin okuyup çevirebildiği kısıtlı sayıda yazıtlardır.

İnanış

Bu ismi kaybolmuş dinin, hatta din olamayacak kadar küçük olduğu düşünülen ve tarikat olarak nitelendirilen bu grubun tanrılarına nasıl ibadet ettikleri hakkında, bilgelerin keşfedebildiği bazı şeyler vardır. Bunlardan bir tanesi ve dinin temelini oluşturduğu düşünülen fikirler, yıkık dökük tapınaklarının hemen hepsinde bulunan tabletlerden çevrilmiştir. Bu yazıtlarda şunlar yazar,

"Bir gün,'''

Ve bir gün daha.'''

Ne zamanki ikisi aynı olursa,'''

Açacak gözlerini Bo'leos'''

Doğmayacak şafağa.'''

Dağılacak herkes. '''

Tıpkı her şey gibi.'''

Ancak onun takdirini kazananlar,'''

Bilecek gidecekleri yeri."'''

Bu inanışa sahip kişilerden bilgi alınamadığı için, ki hayatta olanları kalmış mıdır bilinmez, tabletleri okuyan bilgeler tarikat mensuplarının yegane amacının kaosu yaymak olduğunu düşünmüşlerdir. Çünkü kaçınılmaz olan son gerçekleştiğinde sadece bunu yapanlar sonrasında var olabileceklerdir. Ya da en azından yazıtlardan bu anlam çıkarılmıştır.

Araştırmacıların kendi fikirlerine göre daha önce bilinen tarihte doğmamış bir şafak olmaması, bu kişileri ikiye bölmüştür. Bir kesim bu düşünceyi gülünç bulur ve sadece bir delinin uydurduğunu düşünürken, diğer kesim bu tabirin mutlak düzenlerin yıkılması, kıyameti olarak nitelendirmekte, bu nedenle de sorunun cevabını bilemeyeceklerini söylemektedirler ve bir döngüye işaret etmektedirler. Oluşmuş düzenin en nihayetinde kaosa dönüşeceğine ve bu kaosun sonununda mutlak düzen olduğunu belirtmektedirler.

Tapınaklar ve İbadet

Tapınakların sahip olduğu bir diğer ortak özellik ise merkezlerinde bulunan sunak taşlarıdır. Ya da en azından bu tapınakları inceleyenlerin sunak taşı olduğunu düşündüğü yapılardır. Sunaklarda neyin sunulduğu ise tam bir bilinmeyendir. Kötücül bir yapısı olduğu kesin olarak düşünülen bu tanrıya sunulan şeyin ancak bir insanın hayatı olduğu düşünülmektedir. Ancak bu hayatın tanrıya hizmet eden rahipler olduğu düşüncesi de akılları karıştırmaktadır. Bunun nedeni ise tapınakların alt katlarında bulunan cesetlerin oldukça güçlü bir çeşit büyüyle muhafaza edilmiş olması ancak hiç bir bedende kalplerinin olmamasıdır. 

Tapınakları inceleyenler bu mezarlıklara alelade seçilmiş kurbanların değil önemli kişilerin konulduğunu ve bu nedenle bu büyünün yapıldığını düşünmektedirler. İlginç olan ise, lahidi kırılmış veya araştırmacılar tarafından açılmış olanlarında büyünün yok olduğunu görmeleridir. Belki yüzlerce yıl boyunca vücutları koruyan büyü, lahdin açılmasıyla yok olmuş ve bedenler sanki yeni ölmüş gibi çürümeye başlamıştır. Bu konuyu duyup merak salan bazı kaşifler ve simyacılar ise bu durumun büyüyle alakası olmadığını, zira hiç bir büyünün bu kadar güçlü olamayacağını söylemektedirler. Onlara göre bunun nedeni, lahidlerin içlerindeki havanın bir şekilde boşaltığı ve böylelikle cesetlerin çürümediğidir. Varlığı sezilebilen büyünün, bu havayı boşaltmak için kullanılan büyünün izleri olduğunu söylemektedirler. Her şekilde, bu konudaki gizem hala sürmektedir.

Keşfedilmiş ve araştırılmış çok az sayıda tapınak olması ve bir çoğunun yıkılmış olması nedeniyle bu konuda çok fazla bilgi edinilememiştir.

Tarikat Mensupları

Tarikat içerisinde bir hiyerarşinin varlığı, bulunan cüppelerin farklı renklerde olmasından ve mezarlarda bulunan insanların sahip olduğu kolyelerden anlaşılabilmektedir. Şimdiye kadar bulunabilmiş bu kumaş parçaları sadece 4 farklı renkte olmuştur ve muhtemelen 4 basamaklı bir hiyerarşinin varlığından bahsedilebilir. Aynı şekilde tapınağın etrafında yapılan kazılarda açığa çıkan cesetlerin, bu 4 renkten 3ünü barındırdığı ve her renge özel olacak şekilde uçlarında asılı 3 farklı simgeyi bulunduran kolyeler taktıkları görülmüştür. Tapınakların altında bulunan lahidlerden çıkarılmış cesetlerin ise hepsi aynı renk cübbeler ile gömülmüş, aynı simgeyi taşıyan kolyeler takmıştır. Bu lahidlerin içerisindeki cesetler gibi, kıyafet ve kolyelerde zarar görmemiş halde bulunmuştur. 

Çoğu araştırmacı bu renk cübbe giyenlerin en üst seviye rahip ve rahibeler olduğunu kabul etmektedir. Aynı şekilde takılan kolyelerin de bu seviyeyi gösterdiği düşünülmektedir. Normalde bu şekilde takılan kolyelerin çeşitli büyülere sahip olması beklenirken, araştırıcılar bu kolyelerde hiç bir büyü izine rastlayamamıştır. Düşünülene göre bu kolyeler sadece temsili amaçla kullanılmıştı ve büyü amaçları yoktu.

Yazıtlar

Tapınaklarda bulunan yazıtların bir çoğu tercüme edilemeyecek kadar zarar görmüş olsa da kurtarılmış bazı tabletler mevcuttur.Bu yazıtların çoğunda kaosun hükmünden bahsedilmiş olsa da şimdiye kadar bulunan en önemli kayıt özel bir filakteride saklanmış ve zarar görmeden muhafaza edilmiş bir parşomen kağıdıdır. Bu kağıtta bahsedilen şey ise oldukça ilgi çekicidir. Bir cezanın uygulanma şeklinin açıklandığı parşomene göre, üstatlara meydan okuyan alt seviyelerdeki bir rahip, ("üstat" ünvanının en üst seviye rahiplere verildiği düşünülmektedir) meydan okuması sonucu küçük düşürülürse eğer, bir cezaya çarptırılır. Bu ceza, kendisinin bütün bildiklerinin alınması ve genç hallerindeki bedenlerinde yeniden doğup bildikleri her şeyi en baştan öğrenmeleridir. Aynı zamanda cezaya çarptırılanların sürgünlerinin, ziynetlerini (bu ziynetin taktıkları kolyeler olduğu düşünülmüştür) bulana kadar süreceği belirtilmiştir. Araştırmacılar böyle gençleştirme ve unutturma büyülerinin var olabileceğini kabul etseler de emin olamamaktadırlar.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.